Sendika...
0 | | | 15-01-2019

Vahdet ATEŞ

Sendika, Fransızca bir kelime olan ve “hakkını koruyan kimse” anlamına gelen “sendik” (sendiqué) sözcüğünden türemiştir. Sendika, kelime kökeni olarak “hakkını korumak isteyenlerin bir araya geldiği yer” anlamına gelir.

Sendikalar günlük ekonomik mücadelenin yanı sıra, içinde bulunulan koşullarda çalışanların mesleki, sosyal ve demokratik hakları için kendi sınırlılıkları içinde siyasal alanda da mücadele veren teşkilatlar haline gelmişlerdir. Sendikaların insanca çalışma ve yaşama talebini gerçekleştirmek için çalışanları birleştirme gibi önemli bir işlevinin olması, kaçınılmaz olarak onların, bu talebi karşısında engel olan her şeyle mücadele etmek zorunda olmalarını beraberinde getirmiştir. 

Sendikal teşkilatlanma alanı, tarihin her döneminde, hem engelleri hem de olanakları bir arada barındırmıştır. Sendikaların önüne teşkilatlanma faaliyetlerinde engel olarak çıkan toplumsal, ekonomik ve siyasal gelişmeler, aynı zamanda bu engellerin kaldırılmasının olanaklarını beraberinde getirebilmiştir. Sendikaların teşkilatlanma alanında önceliklerinin saptanması ve uygulanabilir hale getirilmesi, her şeyden önce teşkilatlanmaya yönelik politikalar belirlenmesi ve bu politikaların uygulanma sürecinde olgunlaşmasından geçer. 

Sendikalar, organlara seçilmiş görevliler yanında, gönüllü kadrolar ile ciddi bir güç oluşturur ve faaliyetlerini sürdürür. Bu kadroların varlığı, sendikaların gelecekteki nitelikli kadro ihtiyacı için önemli bir kaynak oluşturur. Sendikal mücadele özveri ve mücadele ile yürür ve bu mücadele sürecinde kadrolar ve üyelere çok iş düşer. Kadrolar ve gönüllüler olmadan sendikal hareketin yürüyemeyeceği pek çok ülkede yaşanan deneyler sonucunda açıkça görülmüştür. Ancak sendikal faaliyetlerin sadece kadrolar üzerinden yürütülmesinin bir süre sonra mücadelede darlaşmaya neden olabileceği unutulmamalıdır. 

Kısaca sendikalar teşkilatlanmalrını tam olarak bitirmedikleri sürece başarıya ve hedefe ulaşamazlar.

Top