Sendikacılık, yalnızca hak aramak değil; emeğe değer vermek, gönüllere dokunmak ve ortak bir gelecek için omuz omuza yürümektir.
Bir sendikayı güçlü kılan, sadece üye sayısı ya da temsil gücü değildir. Asıl güç; üyelerinin güveninde, teşkilatının samimiyetinde ve zor zamanlarda birbirine sahip çıkabilme iradesinde saklıdır.
Eğitim-Bir-Sen’in mücadelesi de emeğin hakkını savunmanın yanında, dayanışmayı büyütmek, adaleti gözetmek ve eğitim çalışanlarının sesi olmaktır. Bu mücadelede her üyemizin sözü kıymetli, her emeği değerlidir. Çünkü sendikacılık, yalnızca konuşmak değil, dinlemek; yalnızca vaat etmek değil, sorumluluk almak ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze almaktır.
Unutulmamalıdır ki makamlar geçici, görevler süreli; fakat gönüllerde bırakılan iz kalıcıdır. Gerçek sendikacılık, görevdeyken güç toplamak değil, görev sona erdiğinde de insanların saygısını ve güvenini koruyabilmektir.
Bizlere düşen; ayrışmayı değil dayanışmayı, kırgınlığı değil kardeşliği, kişisel beklentileri değil ortak kazanımları büyütmektir. Fikir ayrılıklarını zenginlik, farklılıkları güç kabul ederek aynı ideal etrafında buluşabilmektir.
Çünkü biliyoruz ki birlikte olduğumuzda sesimiz daha gür, mücadelemiz daha kararlı, kazanımlarımız daha kalıcıdır.
Sendikacılık, bir koltukta oturmak değil, bir davanın yükünü omuzlamaktır. Asıl mesele, geride hangi unvanı bıraktığımız değil; hangi gönüllere dokunduğumuz ve hangi hakların kazanılmasına katkı sunduğumuzdur.
Emeğin değer gördüğü, kardeşliğin güçlendiği ve dayanışmanın büyüdüğü bir sendikal gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.
Yalçın Çalkara
Eğitim-Bir-Sen Ankara 5 Nolu Şube Basın ve İletişim
Sendikacılık, Birlikte Yürüme ve Emeğe Sahip Çıkma Sanatıdır
Ankara Üniversitesi maaş promosyonu başarımız
Selam ile...
Tarihin Doğru Tarafında Sendikacılık
YENİ DÜNYA DÜZENSİZLİĞİ
BU BİR BAYRAK KOŞUSUDUR
KARAMAN’DA BİR AVUÇ İDRAKSİZİN KOPARTTIĞI FIRTINA
OKUL YÖNETİCİLİĞİ “İKİNCİ GÖREV” DEĞİL, ESAS GÖREV OLMALIDIR
İLKSAN’da Göz Boyayan İyileştirme